korkma.org

Sanat

Yoko Ono'nun en kapsamlı sergisi Sakıp Sabancı Müzesi'nde

Deniz Yeni13.07.2026 13:473 dk okuma

Yoko Ono'nun Türkiye'de bugüne kadar açılan en kapsamlı sergisi 'İçses ve İçyapı', Sakıp Sabancı Müzesi'nde ziyarete açıldı. Sergi, sanatçının yetmiş yılı aşan üretiminden 67 esere yer veriyor.

Çağdaş sanatın öncü isimlerinden Yoko Ono'nun Türkiye'deki en kapsamlı sergisi Sakıp Sabancı Müzesi'nde ziyaretçilerle buluştu. Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi ile İspanya'nın León kentindeki çağdaş sanat müzesi MUSAC'ın işbirliğiyle hazırlanan 'İçses ve İçyapı' başlıklı sergi, Akbank desteğiyle 25 Haziran'da açıldı.

Sergi, Ono'nun 1950'lerin sonlarında New York'un avangart sanat çevresinde başlayan ve yetmiş yılı aşan üretiminden geniş bir kesit sunuyor. Erken dönem talimat parçalarından kavramsal işlere, performanstan filme, enstalasyondan izleyici katılımıyla tamamlanan yapıtlara uzanan toplam 67 eser sergide yer alıyor.

Sergi adını, Ono'nun 1964'te ortaya koyduğu ve serginin kavramsal çerçevesini oluşturan içses ve içyapı kavramlarından alıyor. Müzenin bahçesi dahil tüm mekânlarına yayılan sergi, hayal gücü, algı, katılım, hafıza, barış ve insanlar arası bağlar üzerine düşünmeyi teşvik ediyor.

yokoono2

İzleyici, eserin bir parçası oluyor

Sergi, kronolojik bir sıralama izlemek yerine farklı dönem ve disiplinlerden yapıtları birbiriyle diyalog kurarak sunuyor. Serginin önemli referanslarından biri, Ono'nun 1953-1964 arasında yazdığı talimat parçalarından oluşan 'Greyfurt' kitabı. Bu işler izleyiciden, yapıtı kendi zihninde tamamlamasını istiyor.

Daire Çizme Resmi, Çuval Parçası, Onarma Parçası, Beyaz Satranç Takımı ve Gökyüzü Merdivenleri gibi erken dönem eserler, Ono'nun sanat yapıtı ile izleyici arasındaki sınırı nasıl esnettiğini gösteren örnekler arasında. Sergide ayrıca ziyaretçiyi doğrudan katılıma çağıran 'Kendinden Geçiş', 'Şaşırt', 'Temizlik Parçası' gibi işler bulunuyor.

Ono'nun barış fikrini görünür kılan 'Harita Düşleme Parçası', ziyaretçilere haritalara "Barışı Hayal Et" damgası basma imkânı veriyor. 'Dilek Ağacı' ise sergi süresince ziyaretçilerin dilekleriyle büyüyen katılımcı bir yapıt olarak öne çıkıyor. Sergide bunların yanı sıra Cırcır Böcekleri, Benim Annem Güzel, Yükseliş, Nehir Yatağı, Sabah Işınları, Üç Höyük, Görünmez Bayraklar ve Görünmez İnsanlar gibi işler de yer alıyor.

Müzenin tüm mekânlarına yayılan deneyim

Sergi, müzenin Galeri -2 ve Galeri -3 salonlarının yanı sıra Atlı Köşk, Kitap Sanatları ve Hat Koleksiyonu galerisi ile müze bahçesine yayılıyor. Yaz ve sonbahar boyunca bahçede Gökyüzü Merdivenleri, Dilek Ağacı, Harita Düşleme Parçası, Görünmez Bayraklar ve Görünmez İnsanlar gibi işler açık havada deneyimlenebiliyor. Atlı Köşk'teki Kitap Sanatları ve Hat Koleksiyonu galerisinde ise Ono'nun 'Dört Rüzgâr' başlıklı kaligrafi serisi sergileniyor.

Sergideki en çarpıcı işlerden biri, kadınlara özel bir çağrı içeren 'Yükseliş'. Şiddet deneyimi yaşamış kadınlar, deneyimlerini anlatan yazılı bir metin ve yalnızca gözlerini gösteren bir fotoğrafla bu çalışmaya katkı sunabiliyor. Katılım, posta yoluyla müzeye ya da belirtilen e-posta adresine gönderim yapılarak sağlanıyor.

Sergi süresince müzenin eğitim programları kapsamında çocuklara yönelik atölyeler de düzenlenecek. Bu atölyeler, Ono'nun talimat temelli sanat anlayışından ilhamla kurgulanıyor.

1933'te Tokyo'da doğan Yoko Ono, Gakushuin Üniversitesi felsefe programına kabul edilen ilk kadın olmuş, ardından New York'a taşınarak Sarah Lawrence College'da eğitimine devam etmişti. 1960'ta Manhattan'da kiraladığı atölye, dönemin sanatçı ve bestecilerinin buluşma noktalarından biri haline gelmişti. Eserleri bugüne kadar MoMA, Tate Modern, Museum of Contemporary Art Tokyo ve Chicago gibi dünyanın önde gelen müzelerinde sergilenmişti.

Sergiye, MUSAC işbirliğiyle hazırlanan Türkçe-İngilizce bir katalog da eşlik ediyor. 'Yoko Ono: İçses ve İçyapı', 27 Aralık 2026'ya kadar pazartesi günleri dışında her gün 10.00-18.00 saatleri arasında Sakıp Sabancı Müzesi'nde ziyaret edilebiliyor.

Ne anlama geliyor?

Yoko Ono gibi çağdaş sanatın öncü isimlerinden birinin Türkiye'de bu ölçekte bir retrospektifle ağırlanması, İstanbul'un uluslararası sanat sahnesindeki müze işbirlikleri açısından önemli bir adım olarak değerlendirilebilir. Sergi, izleyiciyi pasif bir gözlemci değil aktif bir katılımcı olarak konumlandırması bakımından da kavramsal sanatın Türkiye'deki görünürlüğüne katkı sunuyor. Ayrıca 'Yükseliş' gibi katılımcı işlerle şiddet mağduru kadınların deneyimlerine görünürlük kazandırması, sergiye toplumsal bir boyut da ekliyor.

kaynaklar ve dokümantasyon

bu haber Diken kaynaklı habere dayanılarak yeniden yazıldı; özgün habere kaynaklar bölümündeki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Yoko Ono'nun en kapsamlı sergisi Sakıp Sabancı Müzesi'nde