Cinayet
Yazıcıoğlu soruşturmasında 25 gözaltı, çoğu asker kökenli
Muhsin Yazıcıoğlu'nun 2009'daki helikopter kazasıyla ölümüne ilişkin soruşturmada 17 yıl sonra 25 şüpheli gözaltına alındı. Gözaltı listesinde emekli tuğgeneral, albaylar ve bir emniyet müdürü de bulunuyor.
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun 25 Mart 2009'da geçirdiği helikopter kazası sonucu hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, 10 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda 25 şüphelinin gözaltına alındığını duyurdu.
Gürlek'in açıklamasına göre soruşturma dosyası Kahramanmaraş'tan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına devredildi ve çalışmalar Ankara İl Emniyet Müdürlüğü koordinasyonunda sürdürüldü. Silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek, üye olmak ve tasarlayarak kasten adam öldürme suçlarını işledikleri değerlendirilen toplam 29 şüpheli tespit edildi. Ankara, İstanbul, İzmir, Balıkesir, Adana, Antalya, Çanakkale, Bursa, Isparta ve Afyonkarahisar'da bulunan 30 adrese eş zamanlı baskın düzenlendi.
Operasyonda 25 şüpheli yakalanırken, ikisinin halihazırda cezaevinde, ikisinin ise yurt dışında olduğu belirlendi. Yurt dışındaki firari şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü açıklandı.
Gözaltı listesinde kimler var?
Gözaltına alınanlar arasında emekli bir tuğgeneral, dört albay, bir yarbay, bir binbaşı, üç yüzbaşı ve bir emniyet müdürü bulunuyor. Listede kara ve hava kuvvetlerinden emekli ve aktif askeri personel, astsubaylar, sivil kaza kırımı çalışmalarında görev almış kişiler ile emniyet mensupları yer alıyor. Şüphelilerden bazılarının daha önce ihraç edildiği, bazılarının ise halen aktif görevde olduğu bildirildi.
FETÖ bağlantısı iddiası
Operasyonun aynı gün geniş çaplı bir FETÖ soruşturmasıyla eş zamanlı yürütülmesi, kamuoyunda Yazıcıoğlu'nun ölümünün de bu örgütle ilişkilendirilip ilişkilendirilmediği sorusunu gündeme getirdi. Gözaltı kararlarının 'silahlı terör örgütü üyeliği' suçlamasıyla çıkarılmış olması, bu yöndeki değerlendirmeleri güçlendiren unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümü, kazanın meydana geldiği andan itibaren şüpheli koşullar nedeniyle kamuoyunda tartışma konusu olmuştu. Kaza sonrası arama-kurtarma çalışmalarının gecikmesi, helikopterin bulunma süreci ve olayın arkasında bir suikast ihtimalinin bulunup bulunmadığı yıllarca farklı iddialara konu oldu. Dosya, aradan geçen 17 yıla rağmen kapanmamış, defalarca el değiştirmiş ve yeniden açılmıştı.

Ne anlama geliyor?
Soruşturmanın 17 yıl sonra yeniden canlanması ve gözaltı listesinde çok sayıda üst düzey asker ve emniyet mensubunun bulunması, dosyanın uzun süredir askıda kalan boyutlarının aydınlatılabileceğine işaret ediyor. Operasyonun aynı zaman diliminde yürütülen kapsamlı bir FETÖ soruşturmasıyla örtüşmesi, yargının olayı örgütsel bir yapılanmayla ilişkilendirdiğine dair kamuoyunda güçlü bir algı oluşturuyor. Ancak soruşturmanın hangi sonuçlara ulaşacağı, firari şüphelilerin yakalanması ve delillerin mahkemede nasıl değerlendirileceği belirsizliğini koruyor.
kaynaklar ve dokümantasyon
bu haber Sozcu gundem kaynaklı habere dayanılarak yeniden yazıldı; özgün habere kaynaklar bölümündeki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.